Yine yeniden beycik

Beycik’e tekrar gelene kadar neler yaşadık

Aralık 2017’de artık hem havaların iyice soğuması hem de köyün ıssızlaşması sonucu İstanbul’a dönmeye karar vermiştik, ama tabi ki Beycik’e geri gelmek üzere 🙂 Hatta aklımızda temelli Antalya’ya yerleşme düşüncesiyle İstanbul’a gittik, bu sebeple de son son tadını olabildiğince çıkartmaya çalıştık şehrimizin. ‘Köyden indim şehre’ ruh hali bir süre devam etse ve ‘neden insanlar üstüme üstüme yürüyor’ paniğini bir süre yaşasak da insan her şeye kısa sürede adapte oluyor. 

İşten ayrılalı 1.5 yılı geçti ve biz çok şükür artık disiplinli yaşamaya başladık. Evden çalışırken bizi en zorlayan süreç buydu. Yaş kemale ermiş ama başınızda bir otorite yokken, kendini motive etmek ve disiplinli çalışmak gerçekten zor. Sadece çalışmak da değil, hayatımızı her yönüyle düzenlemek bizim elimizde. Biz bunu Beycik’teyken günlük plan çıkartarak sağlamıştık, İstanbul’a döndükten sonra da ben haftalık ve aylık planlar da çıkartmaya başladım. Esnek çalışma saatlerini daha aktif kullanmaya ve İstanbul’un keyfini çıkartmaya baktık. Düzenli yoga yapmaya devam ettik, Belgrad ormanında koşmaya ve boğazda balık tutmaya başladık. Sabah saatlerinde İstanbul ayrı güzel oluyor, az trafik, muhteşem manzaralar ve çevrenizde bunun keyfini süren & spor yapan insanlar 😊 Şimdiye kadar en sık tiyatroya gittiğimiz dönem de bu yıldı.

Daha planlı yaşamak adına ilk defa bu yılbaşında kendimize hedefler koyduk;

  • Sigarayı bırakmak: Bu konuda çok çok şanslıyız çünkü ‘Sigarayı Bırakmanın Kolay Yolu’ kitabını okumuş ve bu şekilde sigarayı bırakmış biriyle tanışmış ve kitaptan etkilenmesinden etkilenmiştik  🙂 Zaten aklımızda olduğu için de kitaba bir şans verdik veeeeee 1.Ocak tarihi ile ciğerlerimize işkence etmeye son verdik. Aradan geçen 7 ay boyunca da hiç canımız istemedi, şükürler olsun artık sigara içmiyoruz diye düşündüm. Kitabı sigara içen tüm tanıdıklarımıza öneriyoruz, hatta hediye ettiklerimiz de oldu ama sanırım biraz da istemek gerekiyor bırakmayı.

 

  • Kendi ürünümüzü çıkartmak: İkimizde bilgisayar mühendisiyiz, işlerimizi bırakırken ilk hedefimiz, bir kurumda 9-6 çalışmadan geçinecek kadar para kazanmaktı. Bunu zaten gerçekleştirdik, ben biraz daha teknolojiden uzak olduğum için arayı kapatmakla uğraştım, HasMan para kazandı  😉 Önümüzdeki yıl için hedefimizse, kendi ürünümüzü çıkartıp pasif gelir sağlamak. Yılın yarısına gelmişken devam eden projelerimiz var, sadece yazılımla ilgili de değil, daha geniş düşünmeye, yatırım yapmaya ve fikirlere daha açık olmaya başladık. Bu arada belirtmek isterim ki; ikimizin arasında HasMan daha mühendistir, keyifle kod yazar, benim bir an önce bitireyim de kalkayım kafamın yanında o oya işler gibi çalışır, zorlamazsam kalkmaz yerinden. Bu çalışma şeklini de artık daha dengeli hale getirelim diye uğraştık, fena da gitmiyoruz bu konuda. Hem hedefimiz için çalışıyor hem de andan tad alıyoruz.

 

  • Ev satın almak: Evveeet işin bir de maddi tarafı var. Maddi bir hedef koymak ve gönlümüze göre bir ev almak da son hedefimiz. Bunun için Antalya’yı düşünüyoruz, yani önümüzde göç var. Şimdilerde de evden ziyade arsa bakıyoruz, doğa ile barışık müstakil bir ev yaptırma düşüncesi bizi heyecanlandırıyor.

Bakalım 2018 sonunda hedeflerimizdeki son durum ne olacak 

Beycik yolcusu kalmasın

Havalar ısınınca Beycik’e gitme fikrimizi ancak Temmuz başında gerçekleştirdik, peki geldiğimizden beri hayat nasıl devam ediyor?

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kötü bir haberle başlayayım, gittiğimizde boş olan evimizin yanındaki arsa artık dolu ve inşaatı devam ediyor, hatta tüm köyde irili ufaklı inşaatlar devam ediyor. Bu da Beycik’in tuzu biberi işte. 

Güzel haberler neler 😂

Geçen seneki civcivlerimizin yavruları olmuş, cibillimin cibilleri 💕

 

Ofis olarak verandamız hala pek güzel, ziyarete gelen tosbağa kardeş, ilginç böcekler de öyle. Köyde yaşamanın en güzel tarafı doğayla daha yakın olmak zaten. Bazen gözlerimi kapatıp, hayvanların sesini dinliyorum. Çok dinlendirici ve huzur verici. Bazen de inadına biz ses çıkarıyoruz, yakında komşu olmamasının nimetlerinden faydalanıp açıyoruz müziği 🙂

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Etrafta doğa harikası koylar var ve pek çok güzel mekan. Geçen sene pansiyondan sebep pek gezememiştik, şimdi acısını çıkartıyoruz. Hem arsa bakmak için, hem çevremizi tanımak için geziyor hem de doğanın tadını çıkartıyoruz. Bu arada yayla şenliğine de gittik, pehlivanlara yetirince ilgi gösteremesek de yöre halkıyla olmak ve doğa yürüyüşü yapmak çok keyifliydi. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bahçemiz var, şimdilik yeşillik ve çimen ektik, çimenden pek umutlu değiliz ama bakalım. Yaylaya çıkıp dağ kekiği ve adaçayı topladık. Bahçemize ekim yaparken bizim komşu Kamile abladan gübre aldık ama internette araştırırken solucan gübresiyle tanıştık ve kendi yemek artıklarımızdan beslenmesi çok hoşumuza gitti. Bu yüzden ufaktan bu işe de girelim dedik ve solucanlarımız hayatımıza girdi. Doğal yaşam ağır ağır başlıyor 🙂

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

Köyde yaşamanın güzel taraflarından biri de, imkanların kısıtlığı; bu sayede el emeği göz nuru nesneler yapabiliyoruz. Hasan içindeki zihni siniri özgür bırakıyor 😄 Şimdilik eski bir bira kasasından banyo rafı, bahçe için silindir ve solucanlarımıza çekirdekleri ezip verebilmek için havan yaptı. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

Hobilerimize devam edebiliyoruz, balık tutmak burada çok yaygın, koşu için de keyifli ağaçlıklı bir yol var evin yakınında. Havalar müsaade ettikçe de ormanda – evden 2 dk yürüyerek girdiğimiz orman – yürüyüşe çıkabiliyoruz. Tabi bahçe bakımı da en keyifli aktivitelerimiz arasında, en yeni hobimiz ise solucan beslemek. Beycik’e geldiğimizden beri video çekmeye de başladık, hatta youtube kanalımızda elimizdeki videoları yayınlama da başladık. Bu da oldukça keyifli bir işmiş, hobilere +1. 

Hobileri daha da arttırmak dileğiyle  😉

 

4 thoughts on “Yine yeniden beycik

  1. Merhaba Hayalleri kesişen bir çift gördüğümüz için çok mutluyuz. İstanbul’ dan 7 yıl önce Beycik de ki ilanı görüp harabe bir evi görmeye gittiğimizden beri aklımız hep Beycik de.
    Evi Beğenmedik ancak 3 yıl sonra beğendiğimiz bir evi Beycik de aldık. Ve iş yaşamımızı sonlandırmak üzereyiz be bir kaç yıl içinde yerleşeceğiz.

    Sizinle benzer yerlere gittik benzer duyguları paylaştık, paylaşıyoruz. İstanbul un artık trafik ve kalabalıklaşması insanları aynı yerde ve aynı bölgede yaşamaya itiyor, ulaşım ise felaket.

    Hayallerimizi paylaştığınız için teşekkürler, huzur ve mutluluk dolu bir yaşam dileriz.
    Özcan ve Fatoş

    1. Merhaba,

      Dünyaya benzer yerlerden bakan kişilerle tanışmak çok güzel. Sıcak aylarda (biz genelde o zamanlar burada oluyoruz 🙂 ) Beycik’e yolunuz düşerse haberleşelim, tanışalım isteriz.

      Sevgiler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir