bahar geldi geçiyor

Ben Bahar, en sevdiğim mevsim de adımla uyumlu tabi ki 😌 Sanırım adımı en çok sevdiğim yaşımdayım. Bizimkiler ben doğmadan önce adım Duygu olsun diye kararlaştırmışlar. Babam doğumumdan sonra nüfus kağıdımı çıkartmaya giderken yeni yağmış yağmur kokusundan etkilenmiş ve adımı Bahar koymaya karar vermiş. (Ki anneme sormadan bu kararı uygulayıp, dönüşte usülen sormayı da ihmal etmemiş; kızın adını Bahar koysak mı, ne dersin?)

Doğanın uyanışı, benim için mükemmel sıcaklık ve açan çeşit çeşit çiçek. Antalyaya taşınmak, şimdiye kadar aldığım en doğru kararlardan sanırım. Geldiğimden beri doğanın beni mutlu etmesinden etkileniyorum, umarım zamanla körleşmem bu güzelliğe. Ve Antalyanın bu güzelim dağları, sisleri, yolda karşılaştığım kaplumbağları, balkonu batırmalarına rağmen kuşları, son misafirlerimiz kırlangıçları ve kimbilir daha neleri ile mutlu olmaya devam ederim. Bunca yıl ne çekmişiz arkadaş İstanbul’da. 

İlk Likya yolu yürüyüşünü yaptığımda uzundur doğayla aram kopuktu. Bir ay süren uzun yürüyüşümüz sonunda 15 yıldır yaşadığım şehre döndüğümde; İstanbul gözüme fabrika gibi gözüktü, hiç toprak göremediğim için ağladım.  Yürüyüşde farkettim yıldızların ne kadar etkileyici olduğunu. Burada bir anımı daha paylaşmak isterim. Biz son 2 yıldır yazlarımızı yürürken tanıştığımız Beycik’de geçiriyoruz.  Bir köhne köy evindeyiz ve burası bana inanılmaz bir huzur yaşatıyor. İlk yıldızlarını gördüğüm gecede, çığlık attırmıştı bana, etrafta ev falan yok, doğanın ta içinde bir evdi. Neyse geçen yaz arkadaşlarımız ve dünya tatlısı bebekleri emintoş geldi. Ve yeni yeni cümle kurmaya başlayan velet, gece yıldızları gördü, etkilendi, önce annesini, babasını ve sonunda bizi de çağırdı; hepbirlikte yıldızları izledik 😍

Bazen Antalyada bir çocukmuşum gibi hissesiyorum, doğa o kadar şaşırtıcı ve ilgi çekici ki. Biraz reklam gibi oluyor ama burada bahar bir başka güzel ve taşınma kararı ömrümdeki en doğru kararlardan 🙂

Kararlar

Başka ne karar var acaba? Gerçi kararın doğrusu yanlışı da olmaz ya. Elbette keşke yapmasaydım dediğim şeyler oluyor ama yaşananlardan illaki birşeyler öğreniyor ya da sonunda iyi ki diyorum. Hoooop geldik mi her şerde bir hayır vardır lafına. Neyse şimdi sadece beni daha mutlu eden kararlardan bahsedeyim.

Okuduğum üniversite. Hayatımda aldığım en mantıklı karar sanırım ve tabi 18 yaşında yaptığım için de bazen kendimden bile ürktüğüm bir olay. Üniversite sınavı sonucunda ilk 100e girmiş ve istediğim üniversitede okuyabilme şansını yakalamıştım. Bunun için epey emek verdim doğrusu ama insan birşeyi gerçekten isterse yapabiliyor bunu çok net biliyorum. Ve hırsın insanı asla mutlu etmeye yetmeyeceğini de. En azından benim için öyleydi ve hala öyle olduğuna inanıyorum. Sonuca odaklanmak sadece vakit kaybı, en çok istediğim üniversiteyi kazandım ama beni aya uçurmadı. Bizim dönemde Endüstri mühendisliği en yüksek puanlıydı ve benim de hayalim Boğaziçi Endüstriye girebilmekti, üstelik o güney kampüs nasıl da güzel ve havalıydı öyle 😎 Ama tercih yapmadan önce bir mantıklı düşün bakalım, senin için optimum mutluluğu bul dedim, puanladım falan ve sonuç Sabancı Üniversitesi çıktı. Ki dediğim gibi çok çok mutluyum o ergen beynimle bu kadar doğru bir karar aldığım için ya da sadece sanşlıyım 😄

Hasan ile sevgili olmak. Şimdilik çok doğru bir karar gibi duruyor 😂

Yok yok altın kalplidir benim aşkım. Valla çok atıp tutan var evlilikle ilgili ama benim 4 yıllık nacizane tecrübeme göre pek de güzeldir, eğlencelidir, motive edicidir. Zaten bence eğlendiğinle evleniceksin; birlikte güzel vakit geçiremiyor olsak hayat çekilmez olurdu. Sana da bir küçük teşekkür edeyim, hayatımı güzelleştirdiğin için.

İşi bırakmak. Beyaz yakaya göre ortalamanın üstünde gelirimiz olan işlerimiz vardı. Hava atmak için söylemiyorum, ama ne farker ki günde minumum 8 saat çalışarak yaşadığımız iyi kötü ve mutlak stress dolu bir hayat. Bana göre değilmiş en azından, bunu anladığım ve başka şekilde yaşamayı denediğim için şükürler olsun.

Bazen kendi kendimize pek de düşünmeden genelin doğrularını alıp sürdürüyoruz. Ya da genel (ailen, arkadaşların) senin aldığın kararın doğru olmadığını direk söylüyor 😄 İşte bir durup, düşünüp; kendi kararlarını almak ve akıntıya kapılmadan yaşamak lazım. Tabi bu da bana göre 🤔

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir